Ara İş Davasında Bilirkişi İncelemesi Ne Yapar 2026 - Av. Demirhan Altunkaya

İş Davasında Bilirkişi İncelemesi Ne Yapar 2026

İş Davasında Bilirkişi İncelemesi Ne Yapar? 2026 Güncel Hukuki Rehber

İş davasında bilirkişi incelemesi ne yapar sorusu, işçilik alacakları davalarında en kritik aşamalardan biri olan teknik hesaplama sürecinin nasıl yürüdüğünü anlamak açısından büyük önem taşır. İş mahkemeleri, özellikle ücret, fazla mesai, kıdem-ihbar tazminatı, yıllık izin ve hizmet süresi tespitine ilişkin konularda teknik uzmanlık gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırır. Bu inceleme, davanın sonucunu doğrudan etkileyen bilimsel ve objektif bir değerlendirme niteliğindedir.

İş Davasında Bilirkişi İncelemesi Neden Yapılır?

İş Davasında Bilirkişi İncelemesi Ne Yapar? 2026 Güncel Hukuki Rehber
İş Davasında Bilirkişi İncelemesi Ne Yapar? 2026 Güncel Hukuki Rehber

İş mahkemelerinde birçok uyuşmazlık, teknik bilgi gerektiren hesaplamalara dayanır. Bu nedenle bilirkişi, dosyadaki belgeleri inceleyerek işçinin gerçek çalışma süresini, ücretini ve hak ettiği alacak miktarını belirler. Mahkemeler, teknik konuların değerlendirilmesinde tarafsız ve uzman görüşüne büyük önem verir. Bu aşama, dava sürecinin isabetli ve adil şekilde sonuçlanması için zorunlu bir adımdır.

Detaylı Bilgi: İş Avukatı Ankara

Bilirkişinin İş Davalarında İncelediği Başlıca Konular

İş davasında bilirkişi incelemesi ne yapar sorusunun cevabı, işçilik alacaklarına yönelik tüm teknik hususların objektif biçimde belirlenmesidir. Bilirkişi, hem işçi hem de işveren tarafından sunulan delilleri ve bordro kayıtlarını değerlendirerek ayrıntılı bir rapor hazırlar.

Çalışma Süresi ve Hizmet Tespiti
İşçinin fiilen çalıştığı sürelerin belirlenmesi, SGK'ya eksik bildirilen hizmetlerin ortaya çıkarılması ve çalışma dönemlerinin hukuken tespit edilmesi için incelenen alandır.
Ücret Bordrolarının Doğruluğu
Bordroların gerçek çalışma karşılığını yansıtıp yansıtmadığı, gerçeğe aykırı imzalı bordro düzenlenip düzenlenmediği ve ücretlerin doğru gösterilip gösterilmediği araştırılır.
Fazla Mesai, Resmi Tatil ve Hafta Tatili
İşçinin haftalık ve günlük saat aşımı, resmi tatillerde çalışma, hafta tatilinde görev yapma gibi fazla çalışma alacaklarının mevcut olup olmadığı teknik olarak analiz edilir.
Kıdem ve İhbar Tazminatı
Haklı neden, haksız fesih, bildirim süresi, çalışma süresi ve ücret esas alınarak kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı ve tutarın nasıl hesaplanacağı belirlenir.
Yıllık İzin Ücreti
İşçinin hak ettiği ancak kullanmadığı yıllık izin günlerinin karşılığı olan ücret hesaplanır ve iş sözleşmesinin sona ermesiyle doğan izin alacağı tespit edilir.
Prim, İkramiye ve Diğer Yan Haklar
İşyerinde uygulanan performans primi, satış primi, ikramiye, yol–yemek hakları ve diğer ödemelere ilişkin kayıtlar incelenerek işçiye eksik ödeme yapılıp yapılmadığı ortaya çıkarılır.

Bilirkişi İncelemesinde Belgeler Nasıl Değerlendirilir?

Mahkemeye sunulan deliller, bilirkişi tarafından teknik bir bakışla değerlendirilir. SGK kayıtları, ücret bordroları, banka ödemeleri, puantajlar ve işyeri iç yazışmaları karşılaştırılarak çalışma düzeni ve ücret bilgileri netleştirilir. Bordroların imzalı olup olmaması ve işçinin itirazları, hesaplama yöntemini doğrudan etkiler.

Bilirkişi Raporu Nasıl Hazırlanır?

Bilirkişi, mahkeme tarafından verilen görev çerçevesinde tüm belgeleri analiz ederek ayrıntılı bir rapor oluşturur. Bu raporda hesaplama yöntemleri, dayanak alınan belgeler ve ulaşılan sonuçlar teknik gerekçeleriyle açıklanır. Rapor hazırlanırken iş hukuku ilkeleri, Yargıtay uygulamaları ve tabi ki işçinin iddiaları dikkate alınır.

Bilirkişi Raporuna İtiraz Edilebilir mi?

İş Davasında Bilirkişi İncelemesi Ne Yapar? 2026 Güncel Hukuki Rehber
İş Davasında Bilirkişi İncelemesi Ne Yapar? 2026 Güncel Hukuki Rehber

Taraflar, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu düşünüyorlarsa itiraz dilekçesiyle rapora karşı çıkabilir. İtiraz üzerine mahkeme ikinci rapor alabilir, ek rapor isteyebilir veya yeni bir bilirkişi görevlendirebilir. Bu süreç, davanın sağlıklı ilerlemesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkması için önemlidir.

Bilirkişi Raporunun Dava Sonucuna Etkisi

İş davasında bilirkişi incelemesi ne yapar sorusunun bir diğer önemli yönü, raporun hükme esas alınma gücüdür. Mahkemeler teknik konularda bilirkişi değerlendirmelerine büyük ölçüde itibar eder. Rapor, davanın kazanılıp kazanılmaması üzerinde doğrudan belirleyicidir. Ancak hâkim, raporla bağlı değildir ve gerektiğinde ek inceleme isteme yetkisine sahiptir.

BİLİRKİŞİ RAPORU

... ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE SUNULMAK ÜZERE ... İŞ MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİNE
I. KONU : Alacak II. DAVACININ İDDİASI : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya ait S. Eti Alüminyum tesislerinde 02.07.2002 tarihinde işe başladığını, 22.09.2005 tarihinde iş akdinin işverence haksız ve önelsiz olarak feshedildiğini, davalı işverenin şirkette çalışan bütün işçilere 31.12.2004 tarihinde kıdem tazminatı ve diğer hak ve alacaklarını aldığına dair hiçbir para ödemeden “imzayı atan işbaşı yapar, atmayanın işine son veririz” şeklinde baskı yaparak ibraname imzalattığını, müvekkili davalı kurumda çalışırken kendisinden habersiz sigortadan işe giriş çıkışının yapıldığını, işveren tarafından ihbar ve kıdem tazminatının, yıllık izin ücretinin ödenmediğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kıdem tazminatından 1.000,00 YTL, ihbar tazminatından 200,00 YTL, yıllık ücretli izin alacağından 100,00 YTL olmak üzere toplam 1.300,00 YTL’nin, kıdem tazminatı yönünden fesih tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle, diğer alacaklar yönünden ise dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. III. DAVALININ CEVABI : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı da dâhil olmak üzere bütün işçilerin ihale ile ilgili sözleşmenin süresine göre belirli iş ve belirli işyerinde belirli süreli sözleşme yaptıklarını, davacının iş bitimi sonrasında bütün hak ve alacaklarını aldığını ve buna ilişkin olarak müvekkili şirketi ibraya bağladığını, hiçbir şekilde davacı ve diğer işçilere baskı yapılmadığını, davacının sözleşme sona erdiğinde ihbarsız olarak sözleşmenin sona ereceğini kabul ettiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. IV. İNCELEME VE TESPİTLER : 1) Davacı tanıkları; davacının davalı işverenlikte Temmuz 2002 – Eylül 2005 tarihleri arasında sürekli olarak çalıştığını, 2005 yılında Eti A.Ş.’nin özelleştirilmesi sonucu C. A.Ş. tarafından satın alınınca davalı işverenin kendilerine herhangi bir teklifte bulunmadığını, buna karşılık C. A.Ş.’nin teklifi üzerine Eti A.Ş.’nin özelleştirilmesinden 3–4 gün sonra B.’ta çalışan işçilerin tamamının C. A.Ş.’de çalışmaya başladıklarını, işveren tarafından kendilerine ibraname ve bir takım evrakların imzalatıldığını, imzalamamaları hâlinde sözleşmelerinin yenilenmeyeceğinin söylendiğini, bu nedenle korku ile ibranameyi imzaladıklarını beyan etmişlerdir. 2) S. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22.05.2006 tarih ve E.2006/17 D.İş, K.2006/17 D.İş sayılı kararına esas bilirkişi raporunda, davacı adına kıdem tazminatı adı altında 1.103,71 YTL ödendiği tespit edilmiştir. 3) Davacının imzasını havi 23.09.2005 tarihli “ibraname” başlıklı matbu yazıda; çalıştığı süreyle ilgili yıllık ücretli izin haklarını kullandığını veya ücretini aldığını, iş sözleşmesinin sona ermesiyle kıdem tazminatı haklarını aldığını, işverenden hiçbir hak ve alacağının kalmadığını, ibranameyi herhangi bir maddi ve manevi baskı altında kalmaksızın kendi rızası ile imzaladığını beyan ettiği görülmektedir. 4) Aynı tarihli ibranamede, davacıya yıllık ücretli izin alacağı olarak 460,00 YTL ve kıdem tazminatı olarak 1.103,71 YTL ödendiği, davacının başkaca herhangi bir alacağının kalmadığını belirterek ibranameyi imzaladığı anlaşılmaktadır. 5) SSK Konya Sigorta İl Müdürlüğü’nden dosyaya intikal eden kayıtlara göre davacının 02.07.2002 tarihinde işe girdiği, 22.09.2005 tarihinde iş akdinin sona erdiği görülmektedir. HİZMET SÜRESİ : Dosyaya ekli belgelerden davacının 02.07.2002 – 22.09.2005 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde çalıştığı tespit edilmekte olup, hizmet süresi 3 yıl 2 ay 20 gün olarak kabul edilmiştir. FESİH SEBEBİ : Tanık beyanlarından, davacının iş akdine davalı işverenlik tarafından son verildiği anlaşılmakta olup davacının iş akdine son vermekte davalı işverenin haklı olup olmadığı hususunun takdiri Sayın Mahkeme’ye aittir. TAZMİNATA ESAS ÜCRET : Davacının iş akdinin sona erdiği tarih itibarıyla toplu yemek yardımının günlük maliyeti, davalı işveren şirketin yemek işleri ile bizzat uğraşmadığı ve yemek hizmetini belirli bir maliyetle dışarıdan temin ettiği dikkate alınarak günlük 3,00 YTL yemek yardımı yapıldığı kabul edilmiştir. Buna göre tazminata esas giydirilmiş günlük ücret aşağıdaki gibidir: Mahiyeti Tutarı Yevmiye 16,29 YTL Günlük yemek yardımı 2,60 YTL Tazminata esas giydirilmiş günlük ücret: 18,89 YTL KIDEM TAZMİNATI : Davacının imzalamış olduğu ibranamenin hukuki niteliğinin takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olup; Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca, iş akdinin sona ermesinden önce davacıya “kıdem tazminatı” adı altında yapılan ödemenin avans olarak kabulü ve hesaplanan kıdem tazminatından mahsubu, bakiye tutar kalması hâlinde bunun kıdem tazminatı olarak hüküm altına alınması gerektiği kabul edilmektedir. Bu nedenle davacıya 23.09.2005 tarihinde ödenen 1.103,71 YTL kıdem tazminatı tutarı hesaplamadan tenzil edilmiştir. 4857 sayılı Kanun’un, 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesine yaptığı atıf uyarınca davacının bir yıllık kıdem tazminatı 30 günlük ücreti tutarında olup, fesih tarihindeki tavan kıdem tazminatı aşılmadığından davacının 30 günlük ücreti yıllık kıdem tazminatı hesabına esas alınmıştır. İHBAR TAZMİNATI : (İhbar tazminatına ilişkin hesap ve değerlendirme mahkemenin talimatı doğrultusunda yapılacaktır.) YILLIK ÜCRETLİ İZİN : Davacıya 460,00 YTL izin ücreti ödendiği anlaşıldığından, davacının bu ücrete hak kazandığı tarih itibarıyla ödemenin “avans” olarak kabulü mümkün olmayıp, yasal faiz uygulanmaksızın bu ödemenin hak kazanılan toplam izin ücretinden mahsubu ile bakiye izin alacağının kabulü gerekmektedir. Yerleşik içtihatlara göre; işçinin izin kullandığını veya izin ücretinin ödendiğini iddia eden işveren bu iddiasını, işçinin imzasını havi belge ile ispat etmek zorundadır; bu husus tanıkla dahi ispat edilemez. Davacı, 4857 sayılı Kanun’un 53. maddesine göre 42 iş günü yıllık izne hak kazanmış olup; dosyaya ekli belgelerden izin kullandığı tespit edilemediğinden, aynı Kanun’un 59. maddesi gereğince son ücreti üzerinden hesaplanan yıllık izin alacağı belirlenmiştir. BİRLEŞEN DOSYA : S. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 18.07.2006 tarih ve E.2006/190, K.2006/254 sayılı kararına esas dosya ile aralarında irtibat bulunduğundan bahisle, Sayın Mahkeme’nin 2006/176 sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 02.06.1997 tarih ve E.1997/8361, K.1997/10565 sayılı bozma ilamında; “Davacı ile birlikte on işçinin bir dosya üzerinden davalarının görülüp sonuçlandırılması, temyiz incelemesi bakımından denetimi imkânsız hale getirmiştir. Gerçekten her davacının çeşitli işçilik hakları bulunduğu gibi bunların kendi açılarından farklı özellikleri de söz konusudur. Bu bakımdan davaların tefrik edilerek birinci bentte belirtilen hususların denetime elverişli şekilde belirlenmesi zorunluluğu ortadadır. Tek dosya üzerinden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.” denilmek suretiyle, birden çok davacının çeşitli işçilik alacakları ile ilgili davalarının birleştirilmesinin denetime elverişsiz olacağı belirtilmiş olup, bu husus yukarıdaki birleştirme kararı da gözetilerek Sayın Mahkeme’nin takdirine sunulmuştur. SONUÇ : Takdir Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere; yapılan inceleme ve hesaplamalar doğrultusunda davacının NET alacağı bulunduğunu, 23.01.2007 tarihli işbu rapor ile mahkemenin takdirlerine saygıyla arz ederim. Bilirkişi Av.

Sık Sorulan Sorular – İş Davasında Bilirkişi İncelemesi Ne Yapar?

İş Davasında Bilirkişi İncelemesi Ne Yapar? 2026 Güncel Hukuki Rehber
İş Davasında Bilirkişi İncelemesi Ne Yapar? 2026 Güncel Hukuki Rehber

İş davalarında bilirkişi raporu süreci, işçilik alacaklarının hesaplanması ve fesih işlemlerinin değerlendirilmesi bakımından belirleyici rol oynar. Bu nedenle işçiler bilirkişi raporu geldikten sonra ne olacağını, mahkemenin raporu nasıl değerlendirdiğini ve olumsuz rapor durumunda hangi adımların atılabileceğini sıklıkla merak etmektedir. Aşağıdaki bölümde iş mahkemelerinde bilirkişi sürecine ilişkin en çok sorulan konulara net ve güncel açıklamalar sunulmuştur.

İş mahkemesi bilirkişi raporu geldikten sonra ne olur?

Bilirkişi raporu dosyaya sunulduktan sonra taraflara inceleme için süre verilir ve taraflar rapora itiraz edebilir. Mahkeme, raporun teknik değerlendirme açısından yeterli olup olmadığını kontrol eder. Hakim raporu yeterli görürse karar aşamasına geçilir. Gerekli görülürse ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi talep edilebilir.

Bilirkişi raporu mahkemenin kararını nasıl etkiler?

Bilirkişi raporu, teknik konularda hakimin karar vermesine yardımcı olur ve genellikle karar üzerinde güçlü bir etkiye sahiptir. Ancak hakim rapora bağlı olmak zorunda değildir ve hukuki değerlendirmeyi kendisi yapar. Raporun somut verilere dayanması kararın güvenilirliği açısından önemlidir. Eksik veya çelişkili raporlar ek inceleme gerektirebilir.

İş mahkemesi bilirkişi raporu kaç günde çıkar?

Ortalama olarak bilirkişi raporları 2 ila 6 hafta içinde hazırlanır; ancak dosyanın kapsamına göre bu süre uzayabilir. Hesaplamaların karmaşık olduğu işçilik alacağı davalarında süre daha uzun olabilir. Mahkeme gerekirse ek süre tanıyabilir. Süreler bilirkişinin iş yoğunluğuna bağlıdır.

Bilirkişi neye göre karar verir?

Bilirkişi, dosyadaki belgeler, bordrolar, SGK kayıtları, tanık beyanları ve teknik hesaplama yöntemleri doğrultusunda değerlendirme yapar. Hukuki yorum yapamaz; yalnızca teknik konularda görüş sunar. Hesaplamaların doğru yapılması için objektif kriterler kullanır. Taraflar bilirkişiye ek belge sunabilir.

İş mahkemesinde işçi davasını kaybederse ne olur?

İşçi davayı kaybettiğinde tazminat veya alacak talepleri reddedilir ve işçi karşı tarafın yargılama giderlerinin bir kısmını ödemek zorunda kalabilir. Ancak bu karar istinaf yoluna taşınabilir. Üst mahkeme, maddi hata veya hukuka aykırılık olması durumunda kararı bozabilir. Bu nedenle dava sonucu kesin değildir.

Hakim bilirkişi raporunun aksine karar verebilir mi?

Evet, hakim bilirkişi raporuna bağlı değildir ve gerektiğinde raporun tersi yönde karar verebilir. Bunun için raporun çelişkili, eksik veya hatalı olması yeterlidir. Hakim hukuki değerlendirmeyi kendisi yapmakla yükümlüdür. Bu nedenle bilirkişi raporu tek başına bağlayıcı değildir.

İş mahkemelerinde tazminat davaları ne kadar sürer?

Genel olarak işçilik alacağı ve tazminat davaları 6 ay ile 18 ay arasında sonuçlanır. Bilirkişi raporları, tanık dinlemeleri ve dosya yoğunluğu süreyi etkileyen temel faktörlerdir. Ek rapor gerektiğinde süreç uzayabilir. İstinaf ve temyiz süreçleri ise ilave süre gerektirir.

Bilirkişi raporu e-Devlet’te görünür mü?

Bilirkişi raporları e-Devlet üzerinden görüntülenebilir; UYAP Vatandaş portalında dosya görüntüleme bölümünde yer alır. Taraflar raporu PDF olarak indirebilir. Bu özellik dava sürecinin şeffaf yürütülmesini sağlar. Ancak bazı gizli dosyalarda erişim kısıtlanabilir.

İş mahkemeleri işçiden yana mı karar verir?

İş mahkemeleri işçiden yana karar vermez; ancak iş hukukunda işçi lehine yorum ilkesi geçerlidir. Bu ilke yalnızca kanundaki belirsizliklerde uygulanır. Somut deliller ve belgeler her zaman belirleyici unsurdur. Hakim tarafsız şekilde delilleri değerlendirir.

İş gücü kaybı maaşı ne kadar olur?

İş gücü kaybı maaşı, maluliyet oranına, sigortalılık süresine ve prime esas kazanca göre belirlenir. Rapor ve SGK incelemesi süreci sonucunda miktar kesinleşir. Her çalışanın alacağı tutar farklı olabilir. Bu ödeme sürekli iş göremezlik kapsamında değerlendirilir.

İş mahkemesinde tanık olmazsa ne olur?

Tanık olmaması davayı zayıflatabilir; ancak bu durum davanın mutlaka kaybedileceği anlamına gelmez. Bordrolar, yazışmalar, kamera kayıtları ve diğer belgeler delil olarak değerlendirilebilir. Mahkeme olayın ispatlanabilirliğini delillerin bütününe bakarak belirler. Tanık yoksa rapor ve teknik incelemeler daha önemli hale gelir.

Bilirkişi taraflarla görüşebilir mi?

Bilirkişi taraflarla doğrudan görüşemez; tüm iletişim mahkeme kanalıyla yapılmalıdır. Taraflarla görüşmek bilirkişinin tarafsızlığını zedeleyeceğinden yasaktır. Gerekli bilgiler mahkemeye sunulur ve bilirkişi yalnızca dosyadaki belgeler üzerinden inceleme yapar. Bu kural sürecin tarafsızlığını korur.

Davanın bilirkişiye gitmesi ne demektir?

Davanın bilirkişiye gitmesi, teknik değerlendirme gerektiren bir konuda uzman görüşüne ihtiyaç duyulduğu anlamına gelir. Bilirkişi ücretini genellikle mahkeme belirler ve taraflardan birine yükler. Rapor tamamlandıktan sonra mahkeme esas incelemeye geçer. Bu aşama davanın en kritik safhalarından biridir.

İş mahkemesi sonucu açıklandıktan sonra para ne zaman ödenir?

Karar kesinleştiğinde işverenin ödemesi gereken tutarlar icra yoluyla tahsil edilebilir. İşverenin ödemeyi geciktirmesi halinde faiz işler. İşçi isterse karar sonrası doğrudan icra takibi başlatabilir. Ödemelerin yapılma süresi işverenin tutumuna göre değişir.

Bilirkişi raporu olumsuz çıkarsa ne olur?

Olumsuz rapor taraf için bağlayıcı değildir ve itiraz edilebilir. Taraflar yeni belge sunabilir veya ek rapor talep edebilir. Hakim raporun eksikliklerini değerlendirerek yeni bilirkişi atayabilir. Bu nedenle olumsuz rapor davanın kaybedildiği anlamına gelmez.

İş mahkemesi kararı ne zaman kesinleşir?

Karar açıklandıktan sonra tarafların istinaf süresi 2 haftadır. İstinafa gidilmezse karar kesinleşir. İstinafa gidilirse süreç bölge adliye mahkemesinde devam eder. Kesinleşme, icra ve tahsilat aşamalarının başlamasını sağlar.

Yorum Ekle

Ankara merkezli hukuk büromuz; kira, iş, aile, miras ve şirketler hukuku alanlarında deneyimli avukat kadrosuyla müvekkillerine güvenilir, çözüm odaklı hukuki danışmanlık sunar.

İletişim

0 (554) 131 31 49
avdemirhanaltunkaya@gmail.com
Sağlık Mahallesi, Sağlık 1 Sokak, No: 17/11,
Çankaya / Ankara